MHP Adana İl Başkanı Hakan Yıldırım, Adana Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir taşınmazın 10 yıllığına kiraya verilmesine ilişkin ihale süreci hakkında kamuoyuna kapsamlı bir açıklama yaptı. Şeffaflık çağrısında bulunan Yıldırım, "Kamu malı milletin malıdır. Adana'nın ortak değerleriyle ilgili hiçbir soru cevapsız bırakılmamalıdır." dedi.
Son günlerde Adana kamuoyunda tartışılan ihale sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan MHP Adana İl Başkanı Hakan Yıldırım, belediyeye ait taşınmazların kullanımına ilişkin her adımın kamu yararı ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Adana'nın menfaatini ilgilendiren her konuda olduğu gibi kamuya ait taşınmazlarla ilgili gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirten Yıldırım, "Bizim yaklaşımımız son derece nettir. Kamu malı milletin malıdır. Adana'nın malı da bütün Adanalıların ortak değeridir. Kimseyi peşinen suçlamıyoruz, doğruluğu ispatlanmamış iddialar üzerinden hüküm vermiyoruz. Ancak Adana adına sorulması gereken soruları da sormaktan geri durmayacağız." ifadelerini kullandı.
"İhale yapıldı mı, kim kazandı?"
Kamuoyuna yansıyan resmi ihale ilanındaki bilgileri hatırlatan Yıldırım, Çukurova ilçesi Kurttepe Mahallesi'nde bulunan 11205 ada 1 parsel üzerindeki 7 bin 283 metrekarelik turizm tesis alanının 10 yıllığına kiraya verilmek üzere ihaleye çıkarıldığını belirtti.
İlk yıl için 3 milyon 500 bin lira artı KDV muhammen kira bedeli belirlendiğini, ihale tarihinin ise 23 Temmuz 2026 olarak ilan edildiğini hatırlatan Yıldırım, şu soruların kamuoyu adına cevap beklediğini söyledi:
"Bu ihale gerçekleştirildi mi? Gerçekleştirildiyse ihaleyi hangi gerçek veya tüzel kişi kazandı? İhalede oluşan nihai kira bedeli ne kadar oldu? On yıllık kira sözleşmesinin toplam ekonomik büyüklüğü nedir? Kira bedellerinin yıllara göre artış şartları nasıl belirlendi?"
"Muhammen bedelin ve yatırım hesabının dayanağı açıklanmalı"
Yıldırım, yalnızca ihale sonucunun değil, belirlenen rakamların hangi kriterlere göre oluşturulduğunun da kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini ifade etti.
İlk yıl için belirlenen 3 milyon 500 bin liralık muhammen kira bedelinin hangi rayiç, ekspertiz ya da teknik değerlendirmeye göre hesaplandığının açıklanmasını isteyen Yıldırım, ihale şartnamesinde yer aldığı belirtilen 40 milyon 200 bin liralık yatırım maliyetinin de hangi teknik raporlara ve hesaplamalara dayandığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini dile getirdi.
Yıldırım, "En önemli soru ise şudur; Adana'nın ortak malı olan bu taşınmazın bu şekilde kiraya verilmesinde kamu yararı açısından ortaya konulan gerekçe nedir? Kamu adına yapılan her işlem, kamu vicdanını tatmin edecek açıklıkta olmalıdır." dedi.
"Şeffaflık tercih değil zorunluluktur"
Açıklamasında kimsenin ticari faaliyetine ya da mülkiyet hakkına karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan MHP İl Başkanı Hakan Yıldırım, amaçlarının yalnızca Adana'nın hakkını korumak olduğunu söyledi.
"Kamuya ait bir taşınmazın kanunlar çerçevesinde kiraya verilmesi elbette mümkündür." diyen Yıldırım, "Ancak kamu malı söz konusu olduğunda şeffaflık bir tercih değil, hukukun ve kamu yönetiminin gereğidir. Adanalı hemşehrilerimizin ortak mallarıyla ilgili bilgi istemesi en doğal hakkıdır. Sorularımızdan kimse rahatsız olmasın. Biz makam, mevki ya da kişisel hesap peşinde değiliz. Bizim meselemiz Adana'dır. Bizim meselemiz Adanalının hakkıdır. Bizim meselemiz milletin malının yine milletin menfaatine kullanılmasıdır." ifadelerini kullandı.
Yetkililere açık çağrı
Açıklamasının sonunda ilgili kurumlara seslenen Yıldırım, ihale sürecine ilişkin tüm bilgilerin kamuoyuna eksiksiz açıklanmasını istedi.
"İhale süreci açıklanmalıdır. İhaleyi kazanan kişi ya da şirket kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Oluşan kira bedeli, on yıllık sözleşmenin ekonomik büyüklüğü, değerleme raporları ve yatırım hesabının dayanakları şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır." diyen Yıldırım, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Adana kamuoyu bilmek istiyor. Biz de Adana adına soruyoruz. Kamu malında şaibe değil şeffaflık, soru işareti değil açıklık, belirsizlik değil hesap verebilirlik esastır. Çünkü Adana'nın hakkını sormak siyaset değil, Adanalılık sorumluluğudur."