Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) Grup Toplantısı’nda yaptığı kapsamlı konuşmada, hem iç politikadaki tartışmalara hem de bölgesel gelişmelere ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.
Bahçeli, özellikle Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayına yönelik genelgesi, “Terörsüz Türkiye” hedefi, yeni anayasal ve demokratikleşme süreci ile bölgesel güvenlik başlıklarında sert ve net ifadeler kullandı.
“Ramazan etkinlikleri yerinde ve kıvamında bir adımdır”
Bahçeli, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu genelgeye destek verdi. Genelgeyi “yerinde ve kıvamında bir adım” olarak nitelendiren Bahçeli, şunları söyledi:
“Ramazan ayı boyunca, öğrencilerimizin paylaşma bilincini geliştirmeye, ihtiyaç sahiplerine yardım etme konusunda farkındalık kazandırmaya, dayanışma duygularını güçlendirmeye yönelik eğitsel, sosyal etkinliklerin planlanarak uygulanmasının önemi anılan genelgede ifade bulmuş ve talimat mahiyetiyle de ilan edilmiştir. Bu genelgenin neresi yanlıştır?”
Genelgeye yönelik eleştirilere sert çıkan Bahçeli, “Ramazan ayı etkinliklerine Talibanlaşma ve gericilik diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değiller midir?” ifadelerini kullandı.
“Allah’a iman etmek gericilikse, biz de gericiyiz”
Laiklik tartışmalarına da değinen Bahçeli, bazı akademisyenlerin yayımladığı bildiriye tepki gösterdi. Açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Sözde uzman ve akademisyenlerden mürekkep 168 kişi bir araya gelerek “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlığıyla imzaladıkları bir bildiriyi kamuoyuyla paylaşmışlar. Bana sorarsanız bu 168 kişiyi yana yana, üst üste koyup toplasanız bir insan bile etmezler, edemezler.
Bahçeli, Cumhuriyet’in temel niteliklerine bağlılık vurgusu yaparak, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter, milli ve laik devlet yapısının tartışmaya açık olmadığını belirtti.
“Türkiye Cumhuriyeti devleti; Başkent Ankara’dan yönetilen üniter devlet yapısına, Türk milleti gerçeği üzerine inşa edilen milli devlet yapısına, inançlarımız ile yönetim ilişkilerinin belirlendiği laik devlet yapısına dayanmaktadır. Bundan geriye dönüş yoktur. Taviz, tavsama, tereddüt veya tenakuz söz konusu değildir.”
“Türk neyse Kürt odur”
Konuşmasının önemli bölümünü “Terörsüz Türkiye” hedefine ayıran Bahçeli, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını hatırlattı. Komisyonun 6,5 ay süren çalışmalar sonunda raporunu tamamladığını belirten Bahçeli, geniş bir mutabakatla kabul edilen raporun tarihi önemde olduğunu söyledi.
“Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini, temel anayasal ilkelerini, demokratik işleyişini ve üniter devlet yapısını esas alan bir anlayışla çalışmıştır. Bu kapsamda Türkiye Modeli tebarüz etmiştir.”
Bahçeli, etnik ayrımcılığa karşı net bir mesaj vererek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk neyse Kürt odur, Kürt neyse Türk de aynısı olmuştur. Türk’ün itibarı Kürt’ün itibarıdır. Kürt’ün iffeti Türk’ün iffetidir. Türk’ün onuru Kürt’ün onurudur.”
“Silahların susmasıyla siyaset konuşacaktır”
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerinde Bahçeli, silah bırakma ve örgütün feshi konusunun güvenlik birimlerince teyit edilmesi halinde hukuki düzenlemelerin gündeme gelebileceğini belirtti:
“Bölücü terör örgütünün münfesih olmasının yanında silah bırakılmasının güvenlik ve istihbarat kurumlarımızca takibi, teyidi ve ölçülebilir kriterleri netleşir netleşmez; hukuki düzenlemelerin süratle ve şeffaflıkla hayata geçmesi mümkün hale gelecektir.”
Bahçeli ayrıca, “Silahların susmasıyla siyaset konuşacaktır. Terörün bitişiyle barış ve huzurun bahar mevsimi kalıcı hale gelecektir” dedi.
Bölgesel gerilim uyarısı
Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de geniş yer veren Bahçeli, ABD-İran gerilimine dikkat çekti ve olası bir çatışmanın bölgesel dengeleri kökten sarsacağını ifade etti.
“ABD’nin İran’a saldırması coğrafyaların ayarını hepten bozacak, tahminlerin ötesinde yaygın bir savaşlar döneminin kapısını kıra kıra açacaktır. Tehdit yakın ve sıcaktır.”
Bahçeli, bu tablo karşısında iç birliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Dışımız kaynarken, içimizi kaynaştırmalıyız” dedi.
Futbolda bahis ve şike soruşturmasına destek
Bahçeli, konuşmasının sonunda kamuoyunda futbolda bahis ve şike iddialarıyla anılan soruşturmaya da değindi. Soruşturmanın önemine işaret eden Bahçeli, ilgili kişi ve yöneticiler hakkında gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini söyledi:
“Bahis hesabı bulunduğu belirlenen, özellikle yöneticisi olduğu takım ile rakip takım arasındaki müsabakada rakip takım üzerine bahis oynadığı tespit edilenlerin elbette yakalarından tutulmalı, bu suretle mağduriyet yaşayan kulüplerimizin hakkı ve hukuku muhakkak gözetilmelidir.”
Bahçeli, Türk Futbol Federasyonu yönetiminin attığı adımı da “cesur” olarak nitelendirdi.
Konuşmasını “Hepinizi saygılarımla selamlıyor, Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum” sözleriyle tamamlayan Bahçeli, Türkiye’nin yeni yüzyılda milli birlik, kardeşlik ve terörsüz bir gelecek hedefi doğrultusunda yoluna kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.