Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kamuoyunda tartışılan “umut hakkı”na ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Uçum, umut hakkının ne kişiye özgü ne de doğrudan tahliyeye yönelik bir düzenleme olmadığını vurguladı.
Uçum, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Evet, umut hakkı Feti beyin etraflıca açıkladığı gibi kişiye özgü veya Öcalan’a yönelik bir tahliye imkanı değildir.
Umut hakkı genel olarak da doğrudan tahliye imkanı değildir.
Umut hakkı ömür boyu cezaevinde kalacak şekilde hüküm kurulmuş herkese şartla salıverme imkanının doğru ifadeyle umudunun verilmesidir.”
Uçum, umut hakkının özünde “şartla salıverme umudu” anlamına geldiğini belirterek, bu hakkın tanınmasının otomatik bir serbest bırakma sonucunu doğurmayacağını ifade etti. Açıklamanın devamında infaz sürecine dikkat çekti:
“Yani belirtildiği üzere umut hakkı şartla salıverme umududur. Bu imkan şu anda kapsam dışında olan hükümlülere de tanındığında yine şartla salıvermenin esasları uygulanacaktır.
En geç altı ayda bir değerlendirme yapacak İdare ve Gözlem Kurulunun veya itiraz halinde İnfaz Hakimliğinin kararına göre işlem yapılacaktır. Otomatik bir uygulama olmayacaktır.”
Uçum, umut hakkı kapsamına girecek hükümlü gruplarını da açıkça sıraladı. Buna göre kapsamda yer alanlar şunlar olacak:
“Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını belli suçlardan alanlar,
geçmişte ölüm cezaları müebbet ağır hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ve
terör suçlusu olarak ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar.”
Bu çerçevede kamuoyunda sıkça dile getirilen isme de açıklık getiren Uçum, şu ifadeyi kullandı:
“Bu hükümlülerin kapsamına Öcalan da girmektedir. Mesele bundan ibarettir.”