Haber Türk Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un tutklanmasının ardından Gazeteci-yazar Hilal Kaplan'ın, yaklaşık altı yıl önce Habertürk canlı yayınına bağlanarak yaptığı konuşma yeniden gündem oldu. Gazeteci-yazar Hilal Kaplan, bugün o yayında söylediklerinin farklı biçimlerde yorumlanmasına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
Kaplan, söz konusu dönemde dile getirdiklerinin sonradan “mistik” bir anlam yüklenerek anılmasını doğru bulmadığını, asıl meselenin kamuoyunun o günlerde henüz fark etmediği yapısal bir bozulma olduğunu ifade etti.
Kaplan açıklamasında, o dönemde kurum içinde var olan sorunların zamanla “bana bir şey olmaz” anlayışıyla daha da derinleştiğini savunarak, kendi konuşmasının basın tarihi açısından yalnızca bir “işaret fişeği” niteliği taşıdığını vurguladı. Bu çıkışının ardından hedef haline geldiğini söyleyen Kaplan, kendisine yönelik çeşitli iftira ve saldırılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yaşananlara ilişkin hesabı dünyevi beklentilerle değil, inancıyla Rabbine havale ettiğini dile getirdi.
Son dönemde yürütülen süreçlere de değinen Kaplan, başta Akın Gürlek olmak üzere emniyet, yargı ve jandarma teşkilatında görev yapan ve isimleri kamuoyuna yansımayan kişilere teşekkür etti. Kaplan, bu yapı içinde sessiz ama kararlı biçimde karşı duruş sergileyen kadınların da sürecin “onurlu bir parçası” olduğunu özellikle vurguladı.
Açıklamasının sonunda kişisel beklentilerine dair net bir çerçeve çizen Hilal Kaplan, annesinin sağlığı ve ailesinin huzuru dışında herhangi bir dünyevi talebi olmadığını ifade etti. Kamuoyundan annesi için özel dua talebinde bulunan Kaplan, sözlerini “Vesselam” diyerek noktaladı.