MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada hem terörle mücadele stratejisini hem de Meclis’te kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”’na dair kararlılığını güçlü bir dille ortaya koydu.
Bahçeli, konuşmasına 11 Kasım’da Gürcistan hava sahasında düşen C-130 askeri kargo uçağı kazasında hayatını kaybeden 20 askeri anarak başladı. “Bu kahraman vatan evlatlarının … geride bıraktıkları aileleri hepimizin namusuna emanet edilmiştir” diyerek, hem şehitlere rahmet diledi hem de toplumun dikkatini “karanlık mahfillerce” yürütülen dezenformasyon kampanyalarına çekti.
Bahçeli, sosyal medyada yayılan maksatlı yorumların ciddi bir tehlike arz ettiğini, kaza ile ilgili her türlü ihtimalin “dikkatten kaçırılmadan” incelenmesi gerektiğini söyledi.
İmralı’ya Doğrudan Çağrı ve Komisyon Vurgusu
MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun bir parçası olarak İmralı’ya yönelik somut bir adım önerdi. Hazırlanmakta olan Meclis komisyonu ile görüşmelerin kritik olduğunu belirtip, “İmralı’ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması … muhtemeldir” dedi. Bu komisyon süreci tıkanırsa, Bahçeli şahsen “üç arkadaşını alarak” İmralı’ya gitmeye hazır olduğunu söyledi:
“Günlerdir süregelen İmralı’ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır.
Öte yandan MHP grubundan “İmralı'ya gitmeme izin veriyor musunuz?” diye seslendiği anlar, salonda büyük destek buldu.
Terörsüz Türkiye: Millî Bir Hedef
Bahçeli, Türkiye’nin “terörsüz bir geleceğe doğru kararlı adımlarla yürüdüğünü” vurguladı. Bu hedefin sadece bir devlet politikası değil, aynı zamanda “milletin demokratik ve stratejik gayesi” olduğunu belirtti. PKK’nın köklü varlığına ve sonrasındaki silahsızlanma sürecine dikkat çekerken, “silahların ya teslimi ya da yakılması” gerektiğini savundu.
Hukuk, Adalet ve Yolsuzluk Eleştirisi
Konuşmasında iç siyasete dair de sert mesajlar veren Bahçeli, özellikle CHP yönetimi ve yolsuzluk iddialarına odaklandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili yolsuzluk dosyasına değinerek, yargının hızlı, şeffaf ve etkili bir şekilde süreci yürütmesi gerektiğini vurguladı. “Geciken adalet adalet değildir” ifadesiyle, hukukun üstünlüğü çağrısını tekrarladı.
Tarihsel Perspektif ve Millî Bütünlük
Bahçeli, Türkiye’nin tarihine sık sık referans vererek, devlet-millet birliğinin kopmaz bir bütün olduğunu söyledi. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, gençliğe, Atatürk’e ve milli değerlerin korunmasına kadar uzanan bir çizgide, “devlet milletin sinesinden doğan bir varlıktır” mesajı verdi. Ayrıca, birlik çağrısını Oğuz Kağan’dan bir veciz sözle pekiştirdi:
“Siz birbirinizden ayrılırsanız … Oysa birlik olursanız, hiçbir güç sizi yıkamaz.”